29 Ağustos 2009 Cumartesi

Milföylü Tavuklu Bezelye...


Ramazan geldi de ilk haftasını bitirdik bile. Okul yıllarımda defterimin arka kısmına üşenmeden 30 günü de yazar ve zevkle her günü işaretlerdim, şimdi yılların nasıl geçtiğini anlamadığım gibi bu güzel ayı da yavaş yavaş ama güzelliklerini yaşayarak geçiriyoruz. Bir de Ramazan ayı ile ilgili unutamadığım bir diğer okul anımsa, Lisenin hangi senesinde hatırlamıyorum, iftar okul da olduğumuz saate denk geliyordu, sıra arkadaşımla yemekten vazgeçemediğiz, ekmek arası kızartılmış patates özel ve spasiyel menümüzdü. Güzel olanı ise ikimizin de aynı şeyi getirip, beraberce iftarımızı açmamızdı. Hey gidi günler :))
Biraz nostaljiden sonra bu akşam ki iftar soframızda bulunan doğaçlama yemeğimde sıra. Biz beğendik, kolay ve pratik bir yemek oldu. Üzerinde ki milföyü, çıtırlığıyla yemeğe güzellik kattı. Milföylere renk katması ve lezzet vermesi için salça ile karıştırılmış zeytinyağı sürdüm. Denerseniz umarım sizde beğenirsiniz.

Ayrıca bu iftar menümü sevgili Sevil arkadaşımın İftar bereketi etkinliğine gönderiyorum. Kolay gelsin arkadaşım.

Malzemeler:
4 adet milföy hamuru

1 küçük konserve bezelye

1 tavuk göğsü
1 adet domates
1 kuru soğan
1 diş sarımsak
1 adet sivri biber
Tuz, karabiber, pulbiber
Milföyün üzerine sürmek için; 1 tatlı kaşığı salça ve 1 tatlı kaşığı sıvıyağ

Yapılışı:
Sarımsak ve soğan sıvıyağda kavrulur. Kuşbaşı doğranmış tavuk etleri ilave edilir. Yüksek ısıda suyunu salmadan kızartılır. İnce doğranmış bibeler eklenir beraber bir iki çevrilir. Sırasıyla domates, bezelye ve baharatlar da ilave edilerek kavrulduktan sonra güveç kaplara bölüştürülür. Üzerleri hafif çözülmüş milföyler kapatılarak, milföylerin üzerine salça ile yağ karıştırılarak sürülür. 170 derece fırında milföyler kızarana kadar pişirilir. Afiyet olsun.

27 Ağustos 2009 Perşembe

Şeftalili Muhallebi...

İftardan sonra hem meyva hem de hafif bir tatlı tercih edenler için tavsiye ederim.

Yemekten sonra biraz fazla ağırlık bastı bana :) bir çay demleyip kendime gelsem iyi olacak, yoksa yanıbaşımda lülü lülü konuşan oğluma nasıl yetişebilirim :)

Tarif Lezzet dergisinin Güzel Şeyler ekinden.

Malzemeler:
1 litre süt
1 su bardağı tozşeker
2 yumurta
7 yemek kaşığı buğday nişastası
2 orta boy şeftali
3 yemek kaşığı şeker
Yapılışı:
Süt, şeker, yumurta, nişasta hepsi birlikte mikserle karıştırılır. Orta ateşte devamlı karıştırılarak pişirilir. Muhallebi kaselere boşaltılır, soğuması beklenir. Diğer tarafta 2 şeftali kabukları soyularak minik minik doğranır. 3 kaşık şeker ile birlikte tavada şeftaliler yumuşayana kadar pişirilir. Muhallebinin üzerine pay edilir. Dolapta soğutulduktan sonra servis yapılır.
Afiyet olsun.

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Sosyete Mantısı...

Ramazan ayında son saatlere doğru neler geçer aklımızdan, ondan da yerim, bundan da yerim :) Bu tarifimde eşimin aklına geldi, hadi dedim bu gün ki iftar soframızda da, sosyetik mantımız olsun :)
Hem bu kadar kolay olan ve de bir o kadar lezzetli olan bu mantının da unutulmaması için bloguma yazıyorum. Belki sizde şu an gördüğünüzde "evet ya, unutmuştum" :) diyebilirsiniz.

Yoğurtlanmamış olarak da denemeyenler için fotoğrafladım. Afiyetler olsun.
Allah'ım bütün iftar sofralarına bereket versin inşallah.
Malzemeler:
250 gr. kıyma
3 yufka
1 adet orta boy soğan
Tuz, karabiber
Üzeri için sarımsaklı yoğurt
Yapılışı:
Kıyma, minik doğranmış soğan, karabiber, tuz karıştırılır. Yufka 4 parçaya bölünür. Her bir parçaya 1 çorba kaşığından az kıyma alınarak elimizle her yerine gelecek şekilde sürülür. Topak kalmamasına dikkat edilir, ne kadar ince sürülürse o kadar çabuk pişer. Gül böreği gibi sarılarak en uç kısmı içe doğru kıstırılır. Diğer parçalar da aynı şekilde hazırlanarak, kızgın yağda kızartılır. Sarımsaklı yoğurt ve yağda kızdırılmış kırmızı biber gezdirilerek servis yapılır.

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Kısır...

Bir kısır tarifi de benden olsun. Blogumda çay saatinin baş kahramanı olsun istedim.
Yeni hafta da hayatınız da her işinizin rast gitmesi dileklerimle...
Sağlıcakla...

Malzemeler:
2 su bardağı kısırlık bulgur
Üzerine çıkacak kadar kaynar su
1 çorba kaşığı domates salçası
1 çorba kaşığı biber salçası
Yarım demet maydonoz
Yarım demet taze soğan
5-6 ad. salatalık turşusu
1-2 adet salatalık
1,5 limon suyu
Tuz, nar ekşisi, zeytinyağı
Yapılışı:
Kaynar su salça ile karıştırılarak, bulgura ilave edilir. Islatılmış bulgurun kapağı kapatılır, suyunu çekmesi beklenir. Hazır olan bulgura ince doğranmış malzemeleri eklenerek, tuzu, limonu, zeytinyağı eklenir. Üzerine dilerseniz küp doğranmış domates ve salatalıklarla süsleyip servis yapılır. Afiyet olsun.

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Ev Usulü Tantuni...

Tantuniyi ilk Bakırköy' de yemiştim. O günden sonra aklıma geldikçe evde bu şekilde yapmaya başladım. Gerçeğinin yerini tutmaz tabiki ama, bu şekilde de biz çok seviyoruz. Acı bibere de bu aralar biraz fazla düşkün oldum, acıyla aram pek iyi olmasa da ağzım yana yana ve yine de ısrarla yemek geliyor içimden :) Tantuninin aslı, minik kuşbaşı etiyle yapılıyor.

Malzemeler:
6 adet yağlı veya dürümlük lavaş ( dürümlük lavaş tat olarak hafif tuzsuz olduğundan iç malzemesinin tuzunu ona göre ayarlamak gerekiyor. Yağlı lavaş benim tercihim )

350 gr. kıyma
2 orta boy soğan
1 büyük domates
2 çarliston biber
Tuz, karabiber
Yarım çay kaşığı kekik

Yapılışı: İri doğranmış soğanlarla birlikte kıyma kavrulur. Kıymanın kavrulmasıyla biber ve domates eklenir, sonradan tost makinasında lavaşla birlikte pişeceği için, domates ve biberin hafif pişmesi yeterli. En son tuzu, karabiberi ve kekiği de eklenir. Lavaşlara eşit miktarda bölüştürülür ve kenarları da içe katlanarak dolanır. Tost makinasında lavaşın kızarmasıyla servise sunulur. Afiyet olsun.


26 Temmuz 2009 Pazar

Kahvaltı için alternatif...

Pazar günleri alışıldığın dışında kahvaltı yapmak her evde olduğu gibi bizde de var. Dünden kalan ekmeklerim de değerlendirilmek istenince, kolay ve lezzetli ekmekçikler önerebilirim sizlere.
Ekmek dilimlerine becel, dilim kaşarlar, ince dilimlenmiş sucuk, domates, çarliston biber ve tuz.
İstenirse kekik de serpilebilir. Üstten ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirilir. Afiyetler olsun.

25 Temmuz 2009 Cumartesi

Bugün ne mi yesek...

"Bugün ne yesek" hayatımız yemek üzerine :) Mutfağımdan bugün servise sunulanlar..
Dün akşam dan beri patates salatası ve kızartılmış börekleri hayal ettim. Ne de çok özlemişim bu ikiliyi. Patates salatası için daha önce blogumda tarifini yazdığım sayfanın linkini tıklayabilirsiniz.

Şu an bulunduğum odanın da fotoğrafını çekmek isterdim :) Fiber internet bağlantısına geçtik bugün. Dolapların arkasından kablolar geçireceğimizden dolayı eşyalarım biraz hareketlendiler, Umarım memnun kalırız. Şimdilik herşey çok hızlı görünüyor :) Bende ışık hızında temizliğe geçsem çook iyi olacak...
Hepinize güzel ve keyifli bir hafta sonu diliyorum.

16 Haziran 2009 Salı

Milföylü Çıtır


Bizim için büyük bir şey başarmanın mutluluğunu yaşıyorum şu an :) Yaklaşık 6 sene öncesinden beri, burada ki büyük bir pastaneden ara sıra da olsa aklımazdan çıkmayan bu milföylü çıtırdan alırdık. Çileklisini bulmak biraz zor oluyordu. Biz akşam saatlerinde almak istediğimizden dolayı genelde kalmamış olduğunu öğrenerek umutsuzca evimize dönerdik :) Misafirlerimiz için istediğim kadar ve taptaze sunacağım tatlılarım oldu. Pastaneden aldığımız tatlılar da milföyleri ince ve kıyır kıyır olduğu için aşağıda ki resimde de göreceğiniz gibi, oklava ile incelterek, uzunlamasına ikiye kestim. Kabarmasını istemediğimden dolayı da çatalla üzerine noktacıklar açtım. Gerisini tarifte anlatmaya devam edeyim :) Heyecanlandım da birden :)
Tadı da aynı pastaneden aldığım gibi, hiç bir tat farkı yok, denemeniz tavsiye ederim.



Malzemeler:

Yarım kilo süt
1,5 tepeleme çorba kaşığı nişasta
1,5 tepeleme çorba kaşığı un
Yarım su bardağı şeker
1 çay kaşığı vanilya

Bir kişi için 1 milföy hamuru hesaplanır.
Bu ölçüler 4-5 kişi içindir.

10 adet kadar çilek

Üzeri için pudra şekeri

Yapılışı: Milföyler resimdeki gibi hafif çözülünce şeklini bozmadan inceltilir. Uzunlamasına ikiye kesilir.190 derece fırınca kızartılır. Diğer tarafta süt, nişasta, şeker, un birlikte pişirilir. Altını kapattıktan sonra vanilyası ilave edilir. Ilındıktan sonra milföyün üzerine bolca döşenir, araya çilekler ve tekrar kremasından sürülür. En üzerine ikinci milföy parçasını koyup, bolca pudra şekeri serpilir. Günlük bir tatlıdır. Kişi sayısına göre yapılır. Afiyet olsun.

9 Haziran 2009 Salı

Yaz Türlüsü...

Sıcakların arttığı şu zamanlar da dışarı çıkmak ne mümkün. Dün oğlumu kreşe bırakıp eve gelene kadar sıcaktan öyle yoruldum ki, bugün yine biraz esintili çok şükür. Ayberk'imle parka ancak akşam saatlerinde çıkabiliyoruz. Bugün de yine evden çıkmadan evdeki sebzelerimle bir türlü yaptım. Adı üstünde türlü olunca, dilediğim sebzeyi katmakla özgür oldum. Yanına da yaz meyvesinden karpuz kesildi mi bitti gitti :)


Yemeğin tarifine gelince;

Malzemeler:
Yarım kilo fasulye
1 patates
1 adet akdeniz kabağı
5 büyük boy domates
3 büyük diş sarımsak
2-3 sivribiber
1 büyük soğan
Sıvıyağ ve tuz
1 bardak sıcak su

Yapılışı: Fasulyeleri görünümü güzel olması açısından uzunlamasına kesip ikiye ayırdım, evde olan akdeniz kabağı yani tombul kabağımı da, dışını çatalla çizikler atarak yine fasulyenin uzunluğu gibi doğradım. Patatesleri de aynı şekilde uzunlamasına doğradıktan sonra, tencerenin dibine sıvıyağ, doğranmış soğan ve biraz fasulye biraz kabak, aralara doğranmış sarımsak ve biraz domates şeklinde hepsini tencereye aldım. En üstü sarımsak ve domatesle döşedikten sonra tuzunu ilave ettim. 1-2 kaşık yine sıvıyağ gezdirerek 1 su bardağı kadar sıcak su ekleyerek, kapağı kapalı olarak pişirdim. Sağlıklı bir yaz yemeği oldu. Afiyet olsun.

21 Mayıs 2009 Perşembe

"Seda Nazik"


Yine bu akşam evde ne yapsam, ne pişirsem diye düşünürken, dolabımı açtım. Yarım paket mantarım vardı, 2 tane de patlıcanım. Evdekileri değerlendirip bir yemek yapmak dı niyetim. Gerçekten bu kadar güzel olacağı benim bile aklıma gelmedi. Eşim eve geldiğinde közlenmiş patlıcan kokuları, bir yandan mantarlar :) ne yemek yapıyorsun dedi, dedim ismini koyacağız çünkü bunu ilk defa deniyorum :) Eşim yemekten sonra yüzünde gayet memnun bir ifade bayağı bir düşündü ve bu yemeği ben keşfettiğim için adı "Seda Nazik olsun adı" dedi. Gerçekten özel bir misafire bile yapılabilecek özel bir yemek oldu. Misafirlere servis esnasında bakır kaplarda sunulabilir mesela. Esasen etsiz ali naziğin üzerinde mantar sote olan bir yemek.. İkisinin tadı birleşince harika oldu diyebilirim :)


Bana yorum yazan bir arkadaşın, aslında Ali nazik değil de Hünkar beğendinin sosu olduğu için Seda beğendi olmalıymış demesi üzerine, yanlışlığımı bu yazı ile düzeltiyorum. Kendisine bilgilendirdiği için teşekkür ederim.



Malzemeler:

2 adet patlıcan
3 çorba kaşığı un
350 gr.kadar süt
2 çorba kaşığı margarin
2 yemek kaşığı kadar rendelenmiş kaşar
Tuz

200 gr. mantar
1 büyük soğan
1 büyük domates
2 sivri biber
Tuz, karabiber, nane

Yapılışı: Patlıcanlar közlenir, kaşıkla içi alınır ve minik doğranır. Diğer tarafta mantarlar yıkanır, orta incelikte doğranır. Ocağa 2 kaşık kadar sıvıyağı alıp doğranmış soğanlar ilave edilir. Kavrulduktan sonra mantarlar eklenir. Mantarlar pişmeye yakın ince doğranmış sivribiberler ve 1-2 dakika sonra da küp küp doğranmış domatesler ilave edilir. Domatesler içinde kaybolmadan, (Isınması ve hafif kendini bırakması yeterli) tuzu, karabiberi ve yarım çay kaşığı kadar nanesi ilave edilerek altı kapatılır.
Alt sosu Ali nazikde ki gibi, ilk önce margarin ocakta eritilir, üzerine un ilave edilir. Un 3-4 dakika kadar kavrulur. Süt yavaş yavaş üzerine ilave edilir. Miktarını koyarken sizde ayarlayabilirsiniz, kaşığa çok yapışmayacak şekildeyken rende kaşarlar ilave edilir. Daha sonra da patlıcanlar eklenerek karıştırılır ve tuzu ilave edilir. Servis tabağına önce patlıcanlı sos, üzerine de mantarlar döşenir, istenirse maydonozla süslenir. Afiyet olsun.