Geliyorum, geliyorum... Şu çocukları bir mutlu edeyim, evimi toparlayayım, yemeğimi pişireyim... sonra kısmetse buraya geliyorum. , Görüşmek üzere...
22 Şubat 2011 Salı
Honeybana Balparmak Süzme Çam Balı...
Evime gelen paketle tanıştım bu şirin lego ve ballarla. Çocuklar için paketlenmiş ve ilgilerini çekecek karakterlerle süslenmiş. Şahsen bizim evde oğlum tarafından çok takdir gördü ve sizlerle paylaşmak istedim. Balın şifa olduğu hepimiz tarafından bilinen bir gerçek. Honeybana ile ilgili faydalı bilgileri aşağıda okuyabilirsiniz.
Winnie the Pooh, Periler ve Oyuncak hikâyesi olmak üzere çocukların ilgiyle izledikleri Disney karakterlerinin resimlerini taşıyan yeni “Honeybana Balparmak Süzme Çam Balı Serisi”; çocukların gelişimlerinde sayısız faydası olan balı daha fazla severek tüketmelerine yardımcı olacak.
Yerkesik ve Marmaris yörelerinden derlenen Honeybana Balparmak Süzme Çam Balı, 40gr.’lık tekli ambalaj ve 3’lü paketlerde sunuluyor. Bu sayede çocuklar günlük enerji ihtiyaçlarını karşılamaya ve vücut dirençlerini arttırmaya katkı sağlayan balı; kahvaltıda, okulda, sokakta kısacası her yerde kolayca tüketebilecekler.
Çocuklar Neden BAL Yemeli?
• Bal çocuğunuzun gelişimi için gerekli vitaminler, mineraller, aminoasitler gibi pek çok yaşamsal faktörü içerir. Vücudun hücre ve doku yapımına destek olur.
• Süte bal katılması, çocuğunuzun hem bal, hem süt tüketimini kolaylaştırır.
• Öksürüğü gidermeye yardımcı olur.
• Çocuğunuzun bağırsak mikroflorasını geliştirir; sindirimini kolaylaştırır.
• Ağız ve diş sağlığının gelişimine katkıda bulunur; diş ve kemik yapısını destekler. Antibakteriyel özelliği ile ağız içi hijyenine yardımcı olur.
• Gün boyu harcayacağı enerjinin karşılanmasında önemli rol oynar.
Çocuklar ne kadar tüketmelidir?1 yaşından büyük çocuklar kilo başına her gün ortalama 1 gr. bal tüketilmelidir. Örneğin: 20 kg. çocuk günde 20 gr. yani yaklaşık 1,5 yemek kaşığı ya da 3 tatlı kaşığı bal tüketmelidir.
Gönderen
Seda'nın Günlüğü
1 yorum
31 Ocak 2011 Pazartesi
Tavuklu Mantarlı Sote...
Gönderen
Seda'nın Günlüğü
14
yorum
Etiketler: Ana yemekler
11 Ekim 2010 Pazartesi
İrmik Helvası...
24 Eylül 2010 Cuma
Kabak Tatlısı...
Bugün 24.09.2010 bir yaş daha gitti benden. Geçen giden yaşımı daha yeni karşılamıştım oysa.
Anlaşılan bulunduğum yaşlar pek sabırsızlar, ya da ben eskiye göre daha sabırlıyım...
Bu cümlenin sonu daha çook uzar gider. Yine yazasım geldi bir kaç satır şiir. Bugün benim doğum günüm. Saate bakıyorum da o da bir kaç saat sonra geçmek üzere. Çok şükür sağlık olsun.
Ben yine normal bir günde olduğu gibi sizlerle yapımı kolay tatlılardan birini paylaşayım.
Sağlıcakla kalın.
Malzemeler:
1 kilo kabak
2 su bardağı şeker
Süslemek için dövülmüş ceviz
Yapılışı:
Kabaklar yayvan bir tencereye sıra sıra dizilerek aralarına şeker gezdirilir. Pişerken dağılmaması için kapağı kapatılarak geceden bekletilir. Orta ateşte sürekli kontrol edilerek (köpüğü alınacak gibiyse alınarak) kabaklar yumuşayana kadar pişirilir. Cevizle süslenir soğuk servis yapılır.
22 Eylül 2010 Çarşamba
İmam Bayıldı...
Oğluma bu yemeği yedirebilmek için hikayesini anlattım. Meraktan ve düşünürken de çok şükür yedirebildim. İşe de yaradı ama zor olan imamın neden bayıldığını bir türlü anlatamamış olmamdı. Neyseki sonunda bizde bu yemeğin adını Ayberk bayıldı koyarak sonlandırdık. Umarım aklında hala bir soru kalmamıştır, akşam babası yerken bir posta da o zaman uzuuuun uzuuun anlatmak zor alacak :(
Gönderen
Seda'nın Günlüğü
7
yorum
Etiketler: Ana yemekler, Zeytinyağlılar
26 Ağustos 2010 Perşembe
Pepeçura...
Kendisiyle tanışmamız, karşı komşumun kokulu üzüm tabağını bana sunması ile gerçekleşti. Bugün de tatlı tariflerime bir göz gezdirirken Pepeçura gözüme takıldı. Evde normal siyah üzümlerim ve dolabımda duran kokulu üzümleri bir araya getirip bu tatlıyı yapmaya karar verdim. Koyu pelte kıvamında, buzlukta bekleyince de karlı dondurmayı andıran bir tadı var.
Minik kek kalıplarında dondurdum, bir kişi için çok rahat yetiyor, sunumu küçük ama dondurma ile sunulursa hem çok şık hem de akşam için yeterli bir tatlı diyebilirim.
Soğuk ve dağılmadan sunum olacağı için de anında buzluktan çıkarılıp servise sunulmasını tavsiye ederim.
Malzemeler:
Yarım kilo siyah üzüm ( kokulu üzüm biraz daha mayhoş bir tada sahip. Ben evde olduğu için yarı yarıya kullandım)
Yarım su bardağı şeker
3 su bardağı su
Yarım çay bardağından biraz fazla mısır nişastası
Yapılışı: Üzümler yıkanarak saplarından ayrılır, su ile birlikte tencereye alınır. Beraber kaynatılır. Şekeri ilave edilir. 5 dakika kadar daha kaynatıldıktan sonra tel süzgeçte süzülür. 1 su bardağı ayrılır ve içerisine mısır nişastası karıştırılır. Tencerede olan karışıma yavaş yavaş nişastalı karışım ilave edilir. Beraber koyulaşıncaya kadar karıştırılarak pişirilir. Sıcakken kaselere ( kasede servis yapılacaksa dolapta soğutulması yeterlidir) veya da kalıplara dökülerek, ilk sıcaklığı çıkınca buzlukta 3 saat kadar bekletilir. Afiyet olsun.
24 Ağustos 2010 Salı
Otlu Puf...
Ramazan ayının bir başında birde tam ortasında yazıyorum, beni hareketlendiren de
Kotanyi sofrası yemek yarışmasını bilgilendiren Sevgili Mert Erkal oldu. Kotanyi baharat 'ın değirmen karabiberini daha önceleri mutfağıma alıp denemiştim. Kendinden değirmenli olmasını çok beğendim.
Konu baharat olunca tarif bulmak hem çok kolay hem de çok zor bir durum olabiliyor. Ben bunun tereddütünü yaşadım, ne sunmam gerektiğini çok düşündüm. Güzel bir akşam yemeği de olabilirdi, baharat bir yemeğin tadını veren bir iksir gibi. Doğru baharatı doğru yerde kullanırsan, yaptığın her tarifin güzel olmaması için bir engel yok bence. Daha önceki tarifimde sade yaptığım puflarımı bu sefer baharatlarla zenginleştirdim, biz çok beğendik. Bu tarifimle de görücüye çıktık.
Sizde beğendiyseniz oylarınızı bekliyorum.
En kısa zamanda tekrar yazılarda buluşmak üzere...
Şimdilik hoşçakalın.
Gönderen
Seda'nın Günlüğü
16
yorum
Etiketler: Hamur işleri
28 Temmuz 2010 Çarşamba
Zeytinyağlı Biber Dolması...
Sıcak havalarda tercih edilen ve nasıl bittiği anlaşılmayan bir lezzettir zeytinyağlı dolma. Geçen hafta pazara çıkınca ve mini mini dolmaları görünce yapmak geldi aklıma. Bunun yanında birkaç sebze daha aldım. Daha almak istediğim ama elimdekilerin bir hafta için yeterli olduğunu düşündüğümden dolayı, bir dahaki sefere bıraktım diğerlerini. Marketlerde ne kadar olsada, pazardan almak tazeliğinden dolayı ayrı bir tatlı oluyor. Haftanı düzenli yemek yaparak geçiriyor ve ne yapıcam derdine girmiyorsun.
Gönderen
Seda'nın Günlüğü
8
yorum
Etiketler: Ana yemekler, Zeytinyağlılar
16 Mayıs 2010 Pazar
Siz Hiç Uçurtma Uçurdunuz Mu?
Gönderen
Seda'nın Günlüğü
1 yorum

