08 Şubat 2010 Pazartesi
Bir Dilim Carte d'OR Dondurmalı Pasta...
Gönderen
Seda'nın Günlüğü
8
yorum
Etiketler: Carte d'or Dondurmalı Pasta buluşması
05 Şubat 2010 Cuma
Ayva Reçeli...
Kendi başıma ilk defa reçel yapmayı denedim ve bu iş gerçekten çok hoşuma gitti. İçine ne kattığını bildiğin doğal, ev yapımı... Bu güne kadar hiç reçelsiz kalmadım tabi. Kayınvalidem evlendiğimiz günden beri hepsi birbirinden güzel, mevsimine uygun meyvelerden bize reçeller getirdi. Bu sefer merakımdan mevsiminde olan ayvaları reçel yaptım. Denemeyenlere, zordur girişmeyeyim diyenlere tavsiye ederim.
Herkese hayırlı cumalar.
Malzemeler:
2 kilo ayva ( resimde görülen kavanoz kadar oluyor)
2 kilodan 1 su bardağı eksik şeker
6-7 adet karanfil
Yarım limon suyu
Yapılışı:
Akşamdan ayvalar yıkanır, kabukları soyulur. Çekirdekleri bir kenara ayrılır ( renk vermesi için reçele ilave edeceğiz) ve ayvalar rendenin büyük yeriyle rendelenir. Bütün ayvaların rendeleme işlemi bittikten sonra genişçe bir tencereye biraz şekerden, biraz ayva rendelerinden koyarak bu işlem 3-4 kez uygulanır. Ayvanın tamamını ve şekerin tamamını ilave ettikten sonra kapağı kapatılarak 1 gece bekletilir. Sabah reçelin biraz sulandığını göreceksiniz. Ocağa almadan karanfiller ve bir minik tülbente sardığınız ayva çekirdekleri ilave edilir. Orta ateşte 30-40 dakika, ayvaların pişme durumuna göre kaynatılır. Çekirdek filesi çıkartılır. Limon suyu ilave edilir ve 5-10 dakika daha kaynattıktan sonra reçel kavanozunuza alabilirsiniz. Afiyet olsun.
25 Ocak 2010 Pazartesi
Terbiyeli Yeşil Mercimek Çorbası...
Öncelikle Peynir Hösmelimi Meral arkadaşımın benide layık gördüğü "Sunshıne Blog Ödülü" için kocaman bir teşekkür ediyorum.
1 yumurta sarısı
Yarım limon suyu
Yarım bardak soğuk su
Yapılışı:
Yeşil mercimekler az bir sıcak suda 2-3 dakika haşlanır. Suyu süzülür tekrar 1,5 litre kadar su koyularak pişirilir. Pişmesine çok az kala erişteler ilave edilir. Beraberce piştikten sonra terbiyesi hazırlanır. Çorbadan bir kepçe kadar terbiyesine eklenerek ılıştırılır ve çorbaya yavaşça karıştırılarak ilave edilir. Tuzu eklenir. Koyuluğuna göre sıcak suyla açılır. 2-3 dk.kaynadıktan sonra en son üzerine yağda kızdırılmış nane ve pulbiber gezdirilir. Afiyet olsun.
20 Ocak 2010 Çarşamba
Fırın Sütlaç...
Sütlaçı bu haliyle daha çok sevdim. Bundan sonra buzdolabımda daha sık bulundurmayı düşünüyorum . Sizlere de bir hatırlatma olsun, blogumda dursun bana da ara sıra bir göz kırpsın :)
Tarif 6 kişiliktir.
Malzemeler:
1 litre süt
Yarım su bardağı pirinç
3/4 su bardağı şeker
1 paket vanilya
1 yemek kaşığı nişasta
Yapılışı:
Pirinçler üzerini geçecek kadar sıcak suda yumuşayana kadar haşlanır. Suyu azalırsa az az sıcak su ilave edebilirsiniz. Pirinçler pişence üzerine sütü ve şekeri ilave edilir. Kaynayana kadar ara ara karıştırılır. Vanilyası ilave edilir. Nişasta suyla açılarak, yavaş yavaş sütlaca ilave edilir. Beraberce kısa süre piştikten sonra fırın kaplarına alınır. Isıya dayanıklı cam kase kullanılacaksa Tepsiye alınan kaselerin yarısına gelecek kadar soğuk su koyularak öyle fırınlanır. 180 derece ısıda üstten sık sık kontrol edilerek kızartılır. Soğuk servis yapılır.
19 Ocak 2010 Salı
Brokoli çorbası...
Kar bu sabah buralarda öyle hızlı yağıyor ki, dışarı çıktığım da soğuktan resmen dondum. Arabaların üzerleri, çatı kremitleri yavaş yavaş beyaz paltosunu giyinmeye başladı bile. Elimde toplayabileceğim bir kartopum ve oğluma kardanadamın nasıl yapıldığını öğretebileceğim kadar kar yağarmı acaba. Rabbim bilir. Dışarı da olan insanlara da Rabbim yardım etsin inşallah.
Dün akşam pişirdiğim çorba da bugün için güzel bir tercih oldu. İçimizi ısıtacak sıcak ve lezzetli bir çorba.
Malzemeler:
1 demet brokoli
2 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı tereyağ
2,5 su bardağı süt
1 küçük paket krema
Tuz, karabiber
Yapılışı:
Brokoliler yıkanır, üzerlerini geçecek kadar suda yumuşayana kadar haşlanır. (10-15 dk.) Diğer taraftan derin bir tavada tereyağ eritilir, un ilave edilir kavrulur. Soğuk süt eklenerek kaynayana kadar pişirilir. Brokoliler blendırdan geçirilir, üzerine hazırlanan sütlü karışım ilave edilir, bereber 2-3 dk. pişirilir. En son kreması, tuzu ve karabiberi de ilave edilerek yine 2-3 dk. pişirilip servis yapılır. Afiyet olsun.
17 Ocak 2010 Pazar
Bakın ben ne buldum :))
212 Alışveriş merkezinde Praktiker mağazasında, alalede kasaların yanında ki bir sepetten buldum bu şirin yumurtalığı. Bütün çocuklar eminim bununla yumurta yemekten çok keyif alırlar.
Sadece çocuklar mı bilemiyorum :)
Gönderen
Seda'nın Günlüğü
13
yorum
Etiketler: bilgilendirme, Pratik bilgiler
11 Ocak 2010 Pazartesi
Tel Kadayıf...
08 Ocak 2010 Cuma
Kadınbudu Köfte...
İlk kez pişirdim bu köfteyi. Eskilerde pek sıcak bakmazdım. Seneler önce çalıştığım yerde verirlerdi, soğuk olurdu, pek de hoş gözükmezdi gözüme. Şimdiye kadar hiç yapmayı denememiştim. Eşim ve gelişme çağındaki oğlum için hazırlamaya karar verdim ve sonuç düşündüğümden çok güzel oldu. Kesinlikle sık sık yapılması gereken ve "misafirim geldi ne yapsam" dediğinizde yapılacak bir köfte. Yanına patates kızartması veya fırında patates sunulabilir. Tabi işin enteresan yanı eşimin beğenmesi ve aynı zamanda bana sitem etmesi ki bu artık alıştığım bir durum oldu :) "Tadı harika olmuş, hiç yapmıyorsun, bu köfte yapılmaz mı?" vs.vs... :)
Malzemeler:
500 gr.kıyma
1 büyük boy soğan
3/4 su bardağı kırık pirinç
Yarım demet maydonoz
1 yumurta
Karabiber, kimyon, kekik, tuz
Kızartmak için;
2 yumurta
Yarım su bardağı un
Yeteri kadar galete unu
Yapılışı:
Pirinçler tuzu eklenmiş suda haşlanır. Yumuşayan pirinçlerin suyu süzülür. Diğer tarafta soğan minik minik doğranır, maydonoz kıyılır, kıyma,1 yumurta, pirinçler ve baharatlarda ilave edilerek yoğrulur. Kuru köfteden büyük parçalar yuvarlanır ve hafif yassılaştırılır. Önce una sonra çırpılmış yumurtaya daha sonra da galete ununa batırılarak kızgın yağda kızartılır. Kağıt havlu serilmiş tabağa alınarak servise hazırlanır. Afiyet olsun.
Tarif Lezzet dergisinin Altın Mutfak ekinden...
Gönderen
Seda'nın Günlüğü
13
yorum
Etiketler: Ana yemekler
06 Ocak 2010 Çarşamba
Ayva Tatlısı...
Bugün aklıma düştü ayva tatlısı. Eşimde çok sever bilirim, hadi dedim üşenme al ayvalarını geç mutfağa. Akşam çayın yanına güzel gitti gerçekten. Zamanı geçmeden belki 1-2 kez daha yaparım, oğlum da tatmışsa benim için o tatlı çok özeldir :)
Sayfamda belirtmek istiyorum, uzun aralardan sonra eklediğim yazılarıma içten yorum yazan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim. Özellikle yokluğumu farkedenlere, arayı bu kadar uzatma diyenlere... Bu tatlım da sizlere olsun, hasret giderelim tatlı yiyelim...
Tatlımız için;
4 ayva
16 yemek kaşığı toz şeker
2 su bardağı sıcak su
1 kibrit kutusu büyüklüğünde loğusa şekeri ( isteğe bağlı)
Krem şanti ( üzerindeki tarife göre sütle hazırlanır)
Ayvalar ikiye kesilerek kabukları sayulur, çekirdekleri çıkarılır. Yayvan kapaklı bir kaba dizilir. Ayvaların devrilmemesi için ayvanın alt kısmı bıçakla düzleştirilir. Her ayva diliminin içerisine 2 yemek kaşığı şeker ilave edilir. Tencereye suyu eklenir. Ayvanın çekirdekleri de varsa minik bir tülbent parçasına bağlanarak eklenir, yoksa suyun içerisine bırakılır. Loğusa şekeri de dahil edilir. Kısık ateşte ara ara suyunu ayvaların üzerine gezdirerek pişirilir. Yenecek kıvamda pişen ayvalar soğumaya bırakılır. Krem şantisi hazırlanır, sunum esnasında toz fıstık ile süslenir. Afiyet olsun.
05 Ocak 2010 Salı
Kabak Dolması...
Akşam yemeğimizden bir kare çekip hem bloguma ekleyeyim hem de taze bir merhaba diyeyim dedim. Kabağın zamanı bizim evde geçti ama sarmadan kalan iç malzememi değerlendirmek adına bu dolmayı pişirdim. Derin dondurucunun mahareti, saklamanın güzelliğini yaşadım.
Bu sefer de oyduğum kabak içlerini dondurucuma attım. Gün olur onlar da mücver olmaya hazırlanır elbet :)
Gönderen
Seda'nın Günlüğü
11
yorum
Etiketler: Ana yemekler

