24 Temmuz 2011 Pazar

Sebzeli Mücver...

Sıcaklardan insanın birşey yapası gelmiyor ama yapmadan da olmuyor ki. Sebze olsun dedik, kolay olsun dedik sonunda mücver çıktı ortaya. Belki benden de size fikir olur. Hayırlı pazarlar herkese...

Malzemeler:
2 büyük boy kabak
1 adet havuç
Yarım demet maydanoz
Yarım demet dereotu
2 adet taze yeşil soğan
1 adet taze sarımsak (isteğe bağlı)
1 yumurta
1 kabartma tozu
Tuz, karabiber, pulbiber
1 tatlı kaşığı nane
1 çay kaşığı kuru fesleğen ( isteğe göre)
Aldığı kadar un( ben yaklaşık tepeleme 8 çorba kaşığı un ekledim)
Yapılışı: Kabaklar rendelenir ve avuç avuç alınarak suları sıkılır süzgece konur. Havuçlar rendenin ince yeriyle rendelenir, diğer malzemelerde ince doğranarak birlikte harmanlanır. Un miktarı kabak ve malzemelerin durumuna göre yavaş yavaş eklenir. İki kaşık yardımıyla kaptan alınıp tavada şekillendirilerek kızgın yağda kızartılır.

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Kuş Misali...


Bu kadar kısa yani herşey... Bir hafta gibi kısa bir tatil sürecimizde hayatımda ilk defaları yaşadım. İlk defa uçağa bindim mesela :)
Korkularımın yersiz olduğunu ve aslında insanoğlu için ne kadar pratik çözüm olduğunu ben yeni keşfedenlerdenim. Buna sebep aslında biraz da çocuklarımızın küçük olması. Saatlerce arka koltukta çocukları oyalamak gerçekten inanılmaz zor bir iş. Birde bir oyuncağı alıp dakikalarca oynamıyorlarsa... Uçakta neyse ki havada kalma süremiz 1 saat olduğundan, biraz çubuk krakerdi, biraz oyuncakdı derken, ne ben uçtuğumu anladım, ne de nasıl konduğumuzu :) iyi oldu aslında sonra da dönüşte alıştım zaten.
Eskilerde eşimle Akdenizi köşe bucak sürekli seyir halinde dolaştığımızdan dolayı bu sefer otelden dışarı hiç çıkmadık. Çocuklar ve sıcak hiç çıkmayı düşündürmedi zaten. Ayberk'im bu sefer güzel eğlendi. Su kuşu oldu tabiri caizse. Ben bu tatilde anladım ki Ayberk'im gerçekten büyümüş. Can simidini kaptığı gibi atladı sulara, ikinci gün esmerleşmeye başlamıştı bile. Bense genelde Keremle vakit geçirmek durumundaydım, çorba saatiydi, uyku saatiydi derken eşimle çocukları paylaşmış olduk :) Minik yavrumda gezmenin, evde olmamanın keyfini çıkardı ama abisi kadar cesur davranmayarak, denizi görmesiyle tavuz kuşu gibi kafasını koynuma sokması bir oldu. Kimbilir onun minik gözlerinde, alabildiğine su ve dalga nasıl bir intiba bıraktı...
Ve yine her sene olduğu gibi bu senede evlilik yıldönümümüz tatilimize denk geldi. 9. senemize merhaba dedik. Rabbim cümlemize sağlıklı bir yuva, sağlıklı bir hayat nasip etsin. Saygının tükenmediği, bir ekmeği paylaşma sevincinin eksik olmadı bir hayat olsun inşallah.
Dedim ya kuş misali... Bulutlarla yan yanayken dünyada ne kadar küçük bir varlık olduğunu daha iyi anlıyor insan. Bu kocaman dünyada, küçücük kalplerimizin hep huzurlu olması temennisiyle hoşçakalın...