16 Mayıs 2010 Pazar

Siz Hiç Uçurtma Uçurdunuz Mu?



Eşimle bir kaç kez aramızda konuşması geçmiştir. Birçok uçurtması olupta bir türlü kısmetten uçuramamış. Hafta sonu İTÜ Günü Etkinlikleri kapsamında düzenlenen Uçurtma Şenliği'ne oğlum için değil, tereddüssüz eşim için gidelim dedim.
Fakat rüzgarın ne yönden estiği belli değil, bir alanda onlarca uçurtma var. Birçok insan ellerinde birer uçurtma "gerçekten bu da ötekiler gibi havalanacak mı?" telaşındalar, tabi bizde :). Uçurmaktan çok uçuramamak eğlenceliydi. Ağaçların tepelerinde ipi takılmış ve terk edilmiş onlarca uçurtma vardı.

Nihayetinde kütüphane önündeki geniş alanda rahatça son bir kez daha deneyelim diyerek bıraktık uçurmamızı. Eşim rüzgarın esintisiyle nihayet uçurmayı başardı. Ben uçan uçurtmamızın ipinden birkaç kez tuttum inanın çok zevkli. Eğer sizde bizim gibi ilk defa uçuracaksanız, sinirlenmeden :) eğlencesine takılın ve sonunda güzel bir anı bırakın kendinize. Uçurtma yapmak ve uçurmakta aslında bir kültür ve çok güzel bir eğlence, gökyüzünüze kendinizden bir şey yollamak, kontrolünü elinizde tutmak, onun hep o yükseklikte kalması için zaman zaman ipi çekip bırakmak çok güzel. En azından her çocuğun yapması gereken bir şey; uçurtma uçurmak !

Herşey eğlenceliydi ama bu esen rüzgarın beni bu kadar çok sarsacağını düşünememiştim. 6 saat baş ağrısı ile kıvrandım. Ağrı kesiciler fayda etmedi. Hayatımda ilk defa böyle başımın ağrıdığını hatırlıyorum. Neyse ki bu sabah daha iyiyim, yanaklarımda ve alnımda rüzgarın esintisiyle sıcaktan yanan kırmızı yerleri saymazsak...

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Sebzeli Somon...

Sevdiğim balıkların yanında en başta hamsi gelir. Bekarlığımda annem her hafta alır, biz çocuklarda her hafta balığın eşsiz faydasını bilmeden yerdik. Malesef ben daha evimde bu düzeni tutturamadım. Bu mevsimde artık avlanma yasağı olduğu için balıklar buzhane oluyor. Hamsiler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar ilk tazesi gibi olmuyor.

Bu sıcak zamanlarda da benim aklıma hiiiç balık gelmiyordu ta ki doktorum ısrarla "balık yemelisin" diye bir kural koyuncaya kadar. İyi de oldu aslında. Geçenlerde televizyondan gördüğüm somon tarifini uyguladım. Diğer balıklara göre kuru olan eti çok daha lezzetli oldu. Bir daha ki sefere tarifin dışında muhakkak yarım ay doğranmış soğan eklemeyi düşünüyorum.

Malzemeler:
3 somon dilimi
6-7 adet domates
7 diş sarımsak (fazla gelir diye düşünmeyin çok güzel lezzet katıyor)
3 adet yeşil biber
2 adet havuç
Tuz, karabiber, kekik

Yapılışı:
Havuçlar yarım ay ve ince doğranarak az yağda sotelenir. Biberler jülyen doğranarak eklenir. Sarımsaklar ince ince kıyılarak ilave edilir. Domateslerin kabukları soyulur tavaya eklenir. Beraber
5-10 dakika kadar pişirilerek en son tuz, karabiber, kekik ve dilediğiniz baharatlar eklenerek, fırın pişirme kabına dizdiğiniz somonların üzerlerine paylaştırılır. 200 derece ısıtılmış fırında pişirilir. Afiyet olsun.

9 Mayıs 2010 Pazar

Anneler Günü...


4 Mayıs 2010 Salı

...


Biraz heyecanlı...
Biraz endişeli...
Biraz koşuşturmalı.........
Sınav sonuçlarım açıklandı, benim şansıma mı bilemiyorum, bu sene geçen senelere nazaran çok geç açıklanmış. Ben tabi ilk senem, herşeyi yeni öğrenen, üst sınıflardakilerin engin bilgilerinden yararlanan, tabiri caizse çömezlik sınıfında olduğum için merakla açık öğretim forumlarından bilgileniyorum. Sınavda aldığım notlar gerçekten beni mutlu etti. İngilizce, İktisat, G.İşletme en korktuğum dersler olmasına rağmen en güzel notları onlardan almışım. İnşallah final sınavım da güzel geçer ümidiyle derslere zoraki de olsa çalışmaya çalışıyorum.
Heyecanlı ve endişeli hallerimde hanemize yeni katılacak olan yeni bir nefes. Yeni bir can. Bir oğlum vardı şimdi Rabbim izin verirse inşallah bir oğlum daha olacak :) Artık ben kafamda bir huni bır bıırr gezerim :) İnşallah cümlesi sağlıklı, sıhhatli dünyaya gelirler. Hayırlı evlat olsunlar inşallah. Tarih benim için tecelli ediyor. Oğlumun küçülmüşleri kısmeti varsa kardeşine miras kalıyor.
Sizlerde dualarınızı eksik etmeyin.
Yeni yazımda görüşmek üzere...