22 Şubat 2010 Pazartesi

Patates Köftesi 2...

Daha önce yaptığım patates köftesinden daha değişik ve çok bereketli. Ben tadını çok seviyorum, soğuduğu zaman da lezzetinden birşey kaybetmiyor. Aklımızda olsun :)

Eğer 2-3 kişi için hazırlayacaksanız aşağıda yazılan ölçünün yarısını kullanmanız yeterli.

4 patates haşlanıp, rendelenir, içerisine 1 su bardağı ıslatılmış ince bulgur ilave edilir.( Bulguru ıslattığın suda kıtır kalmamasına dikkat edilir, gerekirse çok az daha sıcak su ekleyip yumuşaması sağlanır. Patates, bulgur, rendelenmiş soğan, tuz, karabiber, kimyon, pulbiber ekleyerek yoğurulur. Köfte şekli verilir önce çırpılmış yumurtaya sonra da galete ununa batırılıp kızartılır.

19 Şubat 2010 Cuma

Erken Doğum Günü Kutlaması...


Yine sesinizi duyar gibi oluyorum :) "Seda yine kayboldun" oysa ben kendi adıma yoğun bir hafta geçirdim. En baş ve öncelikli olanı, kreşte oğlumun doğum gününü 5 ay önceden kutlamamız oldu :) Temmuz ayında olan doğum gününü, o günlerde tatile girdikleri için erken kutladık, sebebi oğlumun artık sabırsızlanması ve bana pastasının nasıl olacağına dair geniş bilgiler vermesiydi. Başlarda ciddi pasta arayışına girdim, konu şu meşhur Ben10 karakteri idi. Daha sonraları Örümcek adam, Sünger Bob da işin içine girince, babası photoshop da oğlumunda içinde bulunduğu bütün karakterlerin yan yana olduğu bir resim tasarladı. Kolundaki saatte aslında yok :)) O da bilgisayarda yapıldı. "Oğlum bunun nasıl olduğunu anlayamadı ama, Ben10 saati istediği kesin." Pastanın üzerine baskı yaptırdık. Ayberk'im o gün kısmetliydi, babası, anneannesi, babaannesi de bizim yanımızdalardı. Başta doğum günü çocuğu olmanın verdiği gururla patron edasında pastasını beklerken, daha sonraları özüne dönmesi oradaki herkesi çok eğlendirdi. Böylelikle büyükler de torunlarının kreşini görmüş ve onun mutluluğuna dahil olmuşlardı. " Şu an kendimi bir roman yazıyormuş gibi hissettim:)) " Pastanın yanına sigara börekleri ve de patatesli poğaçalar hazırladım, oradaki miniklerin arasında olmak ve eğlenmelerini görmek herhalde en saf mutluluktur. Buradan komşum ve aynı zamanda kreşin sahipleri olan Cemile ve Ahmet Bey'e ve de güler yüzlü öğretmenine teşekkürlerimi iletiyorum. Gülmekten yanaklarımın acıdığı, eve tebessümle döndüğüm ve oğlumun montunu çıkarmaya bile sabrı kalmadan hediyelerini açmak istemesi ve benim Ayberk'ime olan sözümü tutmama yardımcı oldukları için tekrar teşekkürler.

Herkese hayırlı cumalar...


8 Şubat 2010 Pazartesi

Bir Dilim Carte d'OR Dondurmalı Pasta...


Konunun başlığından da anlaşılacağı gibi, hafta sonu Carte d'OR un düzenlediği bir davete katıldık. "Müsaitseniz Dondurmalı Pasta'ya bekliyoruz" sloganıyla yeni çıkarmış oldukları pastayı
birçok blogcu arkadaşla hep beraber denedik. Görüşlerimizi, beğenilerimizi ilettik, hoş ve güzel bir gün geçirdik. Başlangıç olarak fıstıklı ve karamelli çeşitlerini tüketicilerine sunmuşlar daha sonraları vişnelisini de yapabileceklerini söylediler. Dondurmalı Pasta 8 kişilik hazırlanmış. Ben şahsen beğendim, bir arkadaş davetinde ya da gelen misafirlere sunulabilecek güzel bir tat çıkmış ortaya. Öncelikle sunum kabı da çok güzel düşünülmüş, değerlendirilebilecek bir ürün. Hani şu keklerimizin bayatlamaması için sakladığımız kek kaplarına benziyor. Carte d'OR umarım istediği sonuca ulaşır diyerek, bize bu buluşmayı düzenleyen Aylin'ime, Canan Hanım'a ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.
Canan Hanım sunumunu çok güzel bizlere anlattıktan sonra, biz blogcuların birbirlerini özlediğini tahmin ederek hem sohbetimize dahil oldu hem de ben çok özlediğim arkadaşlarımla hasret giderdim. Neval, Aslı, Yasemin, Gonca, Birsence, Sevil, Müge ve adını hatırlayamadığım birçok arkadaşla beraber az da olsa hasret giderdik. Yasemin'i birtek telefon konuşmalarımızdan ve bloguma bıraktığı güzel yorumlarından tanıyordum. Dün onu da orada görmek gerçekten çok eğlenceli oldu. Birsence'de yorumlarla çok samimi olduğum arkadaşımdı aynı şekilde onun güler yüzünü görmek de beni çok mutlu etti. Biraz bana karşı sitemkar olsalar da :)) "blogunu çok ihmal ediyorsun" gibi sözlerle biraz beni silkeleselerde :)) çok eğlendim. İşin özü şu ki Carte d'OR sayesinde hem güzel bir pastadan tatmak hem de arkadaşlarımla bir araya gelmek kısmet oldu. İnşallah siz görüşemediklerimle ve görüşebildiğim blogcu arkadaşlarımla tekrar buluşabiliriz.
Teşekkürler Carte d'OR...

5 Şubat 2010 Cuma

Ayva Reçeli...

Kendi başıma ilk defa reçel yapmayı denedim ve bu iş gerçekten çok hoşuma gitti. İçine ne kattığını bildiğin doğal, ev yapımı... Bu güne kadar hiç reçelsiz kalmadım tabi. Kayınvalidem evlendiğimiz günden beri hepsi birbirinden güzel, mevsimine uygun meyvelerden bize reçeller getirdi. Bu sefer merakımdan mevsiminde olan ayvaları reçel yaptım. Denemeyenlere, zordur girişmeyeyim diyenlere tavsiye ederim.

Herkese hayırlı cumalar.

Malzemeler:
2 kilo ayva ( resimde görülen kavanoz kadar oluyor)
2 kilodan 1 su bardağı eksik şeker
6-7 adet karanfil
Yarım limon suyu

Yapılışı:
Akşamdan ayvalar yıkanır, kabukları soyulur. Çekirdekleri bir kenara ayrılır ( renk vermesi için reçele ilave edeceğiz) ve ayvalar rendenin büyük yeriyle rendelenir. Bütün ayvaların rendeleme işlemi bittikten sonra genişçe bir tencereye biraz şekerden, biraz ayva rendelerinden koyarak bu işlem 3-4 kez uygulanır. Ayvanın tamamını ve şekerin tamamını ilave ettikten sonra kapağı kapatılarak 1 gece bekletilir. Sabah reçelin biraz sulandığını göreceksiniz. Ocağa almadan karanfiller ve bir minik tülbente sardığınız ayva çekirdekleri ilave edilir. Orta ateşte 30-40 dakika, ayvaların pişme durumuna göre kaynatılır. Çekirdek filesi çıkartılır. Limon suyu ilave edilir ve 5-10 dakika daha kaynattıktan sonra reçel kavanozunuza alabilirsiniz. Afiyet olsun.