25 Aralık 2008 Perşembe

Bekleyen bir mim var...


Bloglar içinde çok sevdiklerimin arasında yer alan Derya'cım bu mime beni davet etmişdi. Kreş hazırlıkları derken cevaplayamamıştım. Konusunu kendi sayfasında anlatmış, çok da güzel anlatmış. Ben onu aynen buraya geçiriyorum.
Bu mim bir oyun gibi. İsteyen herkes oynayabilir, kimseye paslanmıyor. Tek yapmanız gereken; Kendinize en yakın kitabı almak Sayfa 56’yı açmak 5.cümleyi bulmak. Cümleyi bu kurallar ile birlikte yayınlamak. En sevdiğiniz, en moda veya en entelektüel kitabı seçmeyip, en yakınınızdakini almak...Hadi buyrun sizlerde bu mime katılın...

Evet bende en yakınımdaki kitabı aldım ve istenilen sayfayı açıyorum...

Kitap MARIA MONTESSORI adlı dünyadaki eğitim sisteminde devrim yapan İtalyan doktoru anlatıyor, resimdeki de o bayandır...

"Yıllar boyu süren tartışmalar ve bir ülkeden ötekine göçlerden sonra, yeniden en sevdiği işi yapıyordu, meraklı ve istekli insanlara metodunu anlatmaktı bu. Hindistan'da geçirdiği günler, yaşamının en mutlu günleriydi."

24 Aralık 2008 Çarşamba

Oyun grubuna oğlumda katıldı...

Uzun zamandır evde sürekli birşeyler yaparak canının sıkkınlığını geçirmeye çalıştığım oğlumu bugün kreşe gönderdim. Haftanın 3 günü, sabahtan öğlene kadar, kendi yaşıtlarıyla vakit geçiriyor. Bana öyle zor geldi ki, sanki bi boşluk da hissettim kendimi. Oğlumu almak için gittiğimde gününün ne kadar güzel geçtiğini yüzünden anlayabildim ve çekilen fotoğraflarla ve kamera ile bir nebze olsun rahatladım. Umarım onun hayatı ile ilgili güzel bir adım atmışımdır. Kayıt yaptırmadan önce birçok kez oğlumla orada vakit geçirdik zaten kreşin sahibide benim karşı komşum, Onun verdiği rahatlıkla, yavrumun arkadaşlarıyla güzel vakit geçirmesini diliyorum. Annelik iç güdüsüyle hep yanımda gözümün önünde olmasına alışmışım, sanırım oğlumdan çok benim bu ortama alışmam gerekiyor...

15 Aralık 2008 Pazartesi

Garip hallerim...


Bayram tatilinin bitmesi ile biraz durgunluk olsa da, hayatın çalışmaktan ibaret olduğunu unutmamayı aklımdan çıkarmıyorum. Eşim sağolsun evdeyken, Ayberk konusunda çok yardımı dokunuyor. Yeni haftanın başında, oğlumla ben kaldığımız yerden devam ediyoruz. Sevgili Yasemin arkadaşım beni "Garip hallerim" konusunda mimlemiş. Kendisinin de dediği gibi gerçekten çok zor insanın kendisini anlatması.

1) Ailecek bir yere gideceksek, eşim sürekli beni beklemek zorunda kalır. O sırada ben bütün evi defalarca dolaşıp okur üflerim. En son kapıyı kapatıp ilk oğluma sonra eşime ve en son kendime okuyup, kazasız belasız, hayırlı bir gün geçirmemiz için dua ederim.
2) Bulaşık makinesini yerleştirirken çok planlı hareket ederim. Bütün tabak-çanak yerleştiğinde ise dolaplarımın kapakları da aynı anda kapanmış olur.

3) Alışveriş merkezinde dolanırken, gözlerim kızarır, başım bana o kadar ağır gelir ki, gezdim mi yoksa taş mı taşıdım diye hayıflanırım.

4) İzlediğim bir filmin etkisinden hemen çıkamam, uzun süre başroldeki kadın karakterinde hissederim kendimi :) ( Bu arada en son izlediğim film "50 ilk öpücük", çok öncenin bir filmi ama ben ilk defa izledim. Enteresan çok güzel bir filmdi.)

5) Bloguma yazdığım yazıyı bin kere okurum bu da yetmezmiş gibi bazen eşimden onay da alırım...

6) Oğlum ayaktayken kesinlikle uyuyamam. Sesini uyku esnasında bile duyduğum için dalamam.
Aklıma başka birşey gelmiyor bunlar da benim garip hallerim. Bende arkadaşlarımdan Saliha ve Derya'yı mimliyorum. Kolay gelsin...

5 Aralık 2008 Cuma

Kıymalı Biber Dolması


Bayram öncesi, pazartesi gününden beri ihmal ettiğim evin temizliğine giriştim. Buruk geçen ilk bayramımız olacak. Mutfağımda genel yemeklerle geçiştirdiğimiz günler yaşıyorum bu sıralar. İçimden birşeyle uğraşmak da gelmiyor açıkçası. Bu yaptığım dolmayı bulgurla yaptığım için paylaşmak istedim. Biber salçası, soğan, kıyma, bulgur, pulbiber, nane ve tuzla karıştırdığım içi dolmalarıma doldurdum. Bulgurla yapmadıysanız denemenizi tavsiye ederim.
Kurban bayramı öncesi benim evde uyguladığım bir yöntemden de bahsetmek istiyorum. Buzluğa koyacağınız kıymalarınızı, buzdolabı poşeti içinde yassılaştırırsanız, daha kolay ve çabuk çözülüyorlar. Ufak bir ayrıntı ama zamandan tasarruf oluyor.
Bayramda tüm sevdiklerinizle bir arada olmanız dileklerimle...
Sevgiler.