28 Eylül 2008 Pazar

Havuçlu, Elmalı Kek...

Bayram tatili başladı işte :) Geceden beri yağan yağmurda bayramın kısmeti herhalde. Hepinize şimdiden iyi bayramlar diliyorum. Büyüklerinizle, sevdiklerinizle neşeli muhabbetler ve güzel paylaşımlar geçirmenizi dilerim.

Sevgiyle kalın...


Kekime gelince de benim kek denince aklıma gelen tek tariftir. Gerçekten çok lezzetli oluyor.
Malzemeler:
3 yumurta
2 su bardağı un
1 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvıyağ
2 orta boy rendelenmiş havuç
1 büyük rendelenmiş elma
1 su bardağı kadar çekilmiş ceviz
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 tatlı kaşığı tarçın


Yapılışı:
Yumurta ve şeker çırpılır. Sırasıyla, sıvıyağ, elma, havuç, ceviz, tarçın ilave edilir. Un, k.tozu ve vanilya kendi içinde karıştırılarak, malzemenin üzerine elenir. Yağlanmış, unlanmış kek kalıbına döşenerek 175 derece ısıtılmış fırında 30 dakika, daha sonra derece 150 ye getirilerek 10 dakika daha pişirilir. Afiyet oslun.

26 Eylül 2008 Cuma

Kabak çorbası...


Lezzet dergisini senede belki iki kez alıyorum ama her aldığımda da güzel bir tarif gözüme takılıyor. Bu çorbada onlardan biri.
Bu arada doğum günümü kutlayan herkese çok teşekkür ederim. İlk defa bu sene bu kadar çok tebrik aldım :)
Hepimizin Kadir gecesi mübarek olsun. Allah dualarımızı hayırlısı ile kabul etsin inşallah.

Çorbanın yapılışı: 1 yemek kaşığı un, 25 gr.tereyağında çevrilir. Üzerine 1 litre süt ekleyerek, kaynayana kadar ara ara karıştırılır. 2 kabağı yıkayıp, dış kabuğunu kazınır ve rendeleyip, kaynamış süte ilave edilir. 15 dk. orta ateşte beraber pişirilir. Tuzunu ekleyip ocaktan alınır ve yarım demet kıyılmış dereotu karıştırılır. En son tereyağında kızdırılmış pulbiber gezdirerek afiyetle içilir.

24 Eylül 2008 Çarşamba

Eylül benim...


Eski bir anımdan başlamak istiyorum yazıma. Seneler önce ben daha bekarken, babam ablamın doğum günü için pasta almak istemiş, bu kutlamanın ilk olduğu bir doğum günü. 4 kardeşiz biz. Hani biz kıskanmayalım diye babam hepimizin baş harfini yazdırmak istemiş pastanın üzerine :)

Pastacıya başlamış saymaya, "S", "H", "U", "G" Benim diğer adım da Hatice. Babam "H" harfini söylerken "Haş" der her zaman. Pasta akşam eve geliyor ama biz yazılanlardan pek birşey anlayamıyoruz :) "SHAŞUG" :) Adamcağız, söylendiği gibi yazmış meğerse. Biraz evde gülmece oldu, biraz da doğum günü akşamlarına açılış yapmanın sevinciyle pastalarımızı yemiştik. O gün bu gün kutlama adında pastalar alındı teker teker kesildi. Şimdi 2 kardeş evliyiz, diğer kardeşlerimde biri Sakarya'da üniversiteye başladı, diğeri de çalışma hayatına...

Şimdi evliyim çok şükür beni seven bir eşim ve benim çok sevdiğim bir oğlum var. Ben çekirdek ailemi çok seviyorum. Allah herkesi evinde mutlu ve huzurlu etsin inşallah. Eşim saat 00:00 yi vurduğunda doğum günümü kutladı, ilk kutlayanım oldu. Sana burdan çok teşekkür ederim hayatım.
Eylül benim dedim ya, ben Eylül kızıyım. Tam bir Teraziyim ayrıca :) ama dengelisinden, en azından öyle söylerler :)

İyi ki doğdum :) İyiki böyle bir aileyi Rabbim bana nasip etti.



Resim intrnetten alınmıştır.

23 Eylül 2008 Salı

Tavuklu Mısırlı Pilav...

İftar sofrasında yemeğimizi yerken, eşimin ısrarıyla pilavımın fotoğrafını çektim. Hani genel yapılan bir pilav ama son anda yapılan, lezzetli bir pilav sınıfına girenlerden.
Yapılışı; Dolabınızda dünden kalmış pilavınız varsa biraz da haşlanmış tavuk etiniz yeterli oluyor.
Tavuk etlerini tereyağında çevirdim, konserve mısırı ekledim, tuz ve karabiber ile karıştırdıktan sonra pilava dahil ettim. Yanında birde ayran varsa daha ne olsun :)

Hafta sonu kayınvalidemleri iftara çağırmıştım. Kafamda belirlediğim bir menüm vardı. Aksilikler üst üste gelince hiç düşünmediğim ama yine de güzel bir sofra kurulmuş oldu.

Mercimek salatası
İzmir köfte
Terbiyeli şehriye çorbası
ve yapmak istediğimin biraz dışında olan, Bulgur ve kıyma ile yapılan Analı- Kızlı vardı.



21 Eylül 2008 Pazar

Güzel bir sobeee...

Sevgili Deryacığım beni sobelemiş, teşekkür ederim canım. Şimdi sırada sorular ve cevapları :)

İsminiz?
Seda
Nerelisiniz?
Sinop

Yaşadığınız yer?
İstanbul

Mesleğiniz?
Muhasebe

Hobileriniz?
Gezmek, yağmuru izlemek, kendimi dinlemek için dinlenmek ve bir fincan Türk kahvesi :)

Evli misiniz?
Evet, 5 seneyi bitirdik...

Kaç çocuğunuz var?
Yakışıklı 26 aylık, Ayberk adında bir oğlum var.

En sevdiğiniz yemek?
Bamya ve baklanın harici diğer her yemeği severek yerim :)

En sevdiğiniz tatlı?
Künefe ve halka tatlı :) Gördüğüm zaman dayanamam, hatta künefeyi yemek için referanslı biryer tercih ederim.

Sevdiğiniz müzik türü?
İlle de bunu dinlerim diye birşey yok ama, slow müziklerden daha çok hoşlanıyorum. Ruhum dinleniyor.

Nerelere gitmek istersiniz?
Bu çok genel bir soru ama vatanımda görmek istediğim yerler, Urfa, Antep, Yurt dışından ise Viyana ve Paris olabilir ama en çok şu an olmak istediğim yer Ayvalık...
Sorulara cevap verirken aklıma okul yıllarında yaptığımız hatıra anketleri geldi. Özlemişim galiba, acaba şu anda benim cevapladığım bir anket defteri, hala biryerlerde sağlam birşekilde duruyormudur. Kimbilir neler yazdım :)

Eveeet şimdi bende sobelenmeyen arkadaşlarımı sobeliyim.

Asiye, Yasemin, Aslı, Özlem, Sofra Şenliği 'ni sobeliyorum.
Kolay gelsin :)

Resim internetten alınmıştır.

16 Eylül 2008 Salı

Kıymalı Pırasa Böreği


Bugün oruçlu oruçlu pazara gidince, havanın aslında göründüğünden de sıcak olduğunu farkettim. Biraz dolaşmak, biraz da zaman geçirmek için gittiğim pazardan yufka ve pırasa aldım.
6 yufka kullandım. 1 bardak süt, yarım bardaktan biraz fazla sıvıyağ ve yumurtayı beraber çırptım. İç malzemesi olarak da 1 kilo pırasayı ince ince doğradım. İçi geniş bir tavada 1 soğanı kavurdum, üzerine 300 gr.kıymayı ekledim. 1 yemek kaşığı dolusu salça ve pırasaları dahil ettim. Bir bardak su ilave ederek pırasalar yumuşayana kadar pişirdim. Baharat olarak karabiber ve pulbiber ekleyip tuzunu ekledim. Beraber pişirildikten sonra yağlanmış tepsiye sırayla yufkaları dizip sütlü karışımla ıslattım. 3. yufkadan sonra iç malzemeyi yaydım ve diğer yufkaları da döşedikten sonra çörekotu ve susam serperek 180 derece ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirdim. Afiyet olsun.

15 Eylül 2008 Pazartesi

Ekmek teknem...

Ramazan da iftara gelen arkadaşlarımız, ellerinde dayanamayıp aldıkları pidelerle gönül kapımızdan girince, ben de bunların bozulmaması derdine girip fırında kızartmaya karar verdim. Bayat ekmek değerlendirmesiyle ilgili birçok yöntem var tabi, mesela bu ekmekleri fırına attığımda üzerine zeytinyağı ve baharatlarla yapılmış bir karışım da serpiştirilebilirdi. Ben bu sefer sade yapıp çorbalarımda kullanmak üzere tezgahımın üzerine gönül rahatlığıyla bıraktım. Ramazanın bereketi evimizden eksik olmasın.

8 Eylül 2008 Pazartesi

Sultanahmet Meydanı...

Dün çok hareketli ve güzel birgün geçirdik. İlk önce ehliyetimi 3 sene önce almama rağmen, oğluma hamilelik ve bebekliği derken, direksiyon çalışmaları bu güne kısmet oldu. İlkinde biraz korksam da, araba kullanma aşkı ile yenmeyi başardım. 22 km.yol yaptım. 80km. hızla 3. viteste gitmişim :) Eminim gülüyorsunuzdur ama benim için önemli bir adımdı :)
Oğlumun bu arada arka koltukta uyuduğunu fark edince eve dönmeden, zaten gitmek istediğimiz Sultanahmet'in yolunu tuttuk. Biraz ağaçların altında, biraz kitap fuarında, biraz da arka sokaklarında gezindikten sonra muhteşem ezan sesiyle orucumuzu açtık.
Çimenlerin üzeri tamamen doldu, bizde kendimize bir köşe bulduk :) Ordaki hissiyat gerçekten çok farklı. Kısmet olursa Ramazan bitmeden bir kez daha gitmek istiyorum. Kitap fuarından birkaç kitap aldım ve en son caminin mahya ışığının güzelliğine bakarak yola koyulduk.
İnsanların bir arada olması, kimi tepsisiyle, kimi termosuyla, kimi de taburesiyle tam teşekküllü olması bazen güzel sahnelere de tanık oldu. En çok da çocuklar bu kadar kalabalığın içinde bir sanatçı gibi herkese gülüp gönüllerince oynadılar...
www.sedaningunlugu.com

5 Eylül 2008 Cuma

Mantılı Yoğurt Çorbası

Bugün Oktay Usta'ya göz gezdirirken bu tarifini gördüm. Evde tam da bu tarife uygun mantı ve nohut bulununca, akşam ne pişirsem demekten kurtulmuş oldum. Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum.


Malzemeler:
1 kase mantı
1 kase haşlanmış nohut
1 su bardağı yoğurt
1 yumurta sarısı
3 çorba kaşığı un
2 adet yeşil soğan
Varsa taze nane (yoksa kurusu)
Tuz
Tereyağ
Et suyu

Yapılışı:
Mantı ve haşlanmış nohut üzerini geçecek kadar sıcak su ile haşlanır. Un, yumurta, yoğurt bir bardak su ile karıştırılır, çorbadan sıcak su ilave edilerek, terbiyesi çorbaya yavaş yavaş karıştırılır. Koyuluğuna göre suyu ayarlanır, tuzu ilave edilir. Tavada eritilmiş tereyağına, doğranmış yeşil soğan ve nane eklenir, kızdırılarak çorbaya ilave edilir. Afiyet olsun.
www.sedaningunlugu.com

4 Eylül 2008 Perşembe

Sobelendim...


Sevgili Aslı'cım beni sobelemiş. Teşekkür ederim. Bende kendimce sorulara cevap vermeye çalışacağım.
İnternetten bulduğum resimde bu konuya renk kattı :)
1.Blog yazmaya ilk ne zaman başladın?

05.11.2007 de başladım. Heyecanla 1 yaşına basmayı bekliyorum :)

2. Blog yazısı konularının belli bir çizgide olmasına özen gösteriyor musun?

Ben bu blogu oluştururken çizgim çok çeşitliydi. Bannerımdan da belli olduğu gibi, yemekten örgüye, kitaplarımdan, gezmelerime, eşyalardan, pastalara yer vermiştim zaten. En önemlisi bir günlük açtım ve hayattan birşeyler paylaşmak için burdayım. Çizgimde olduğumu düşünüyorum, Her ne kadar yemek ağırlıklı olsa da...

3. Blog yazmayı ne kadar sürdüreceksin?

Blogum benim hayatımı dolduran, mutlu olduğum bir yer. Buna güzel paylaşımlar ve içten yorumlar dahil olunca daha da mutlu oluyorum. Bunun bir sonu yok, en azından şu an bitmesini hiç düşünmüyorum.

4. Blog yazmak senin için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?

En başta olduğundan daha da severek ekliyorum yazdıklarımı. Bekleyişin olduğunu bilmek daha da önemli kılıyor aslında. İlk zamanlar bunun sadece kendime ait bilgilendirme blogu olduğunu düşünerek açmıştım. Yaptığım ne varsa unutmamak ve tekrarlayabilmek için. Birilerinin benim blogumu tıklayarak kendinden bir yorum eklemesi, tarifi imkansız mutluluk oldu. O nedenle bu zorunlu bir hal almanın dışında, benimde severek yaptığım bir iş oldu.

5. Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor musun?

Eşime sorarsan evet :) Akşamları yemek saati bittikten sonra ya da gün içinde oğlum uyurken eklemeye çalışıyorum. Ailemin zamanından çalmadan, sessizce bir an kayboluyorum :)

Sorular bitti, şimdi sıra bu konuda sobelenmemiş olan arkadaşlarımı sobelemek de...
Bende Sevgili Fatoş ve Yasemin'i sobeliyorum.
Sevgiler...


3 Eylül 2008 Çarşamba

Kurutulmuş Patlıcan Dolması

Bu yaptığım dolma herkes tarafından beğenilerek yeniyor. Özellikle pişerken eve yayılan limon kokusu, lezzete baştan çağırıyor diyebilirim. Limon kokusu nerden geliyor diyebilirsiniz :) Tarifte anlatacağım. Kurutulmuş patlıcanlar mutfağımda sürekli vardır, hatta onları mutfak dekoru olarak kullandığımda söylenebilir. Ani misafirlere hazır olsun, her zaman bulamam diye eksik etmiyorum, hem yapımıda sanıldığı gibi uzun sürmüyor.

( Kurutulmuş patlıcanlar soğuk suda 5 dakika bekletilir suyu süzülerek üzerine çıkacak kadar kaynar su eklenerek 10 dakika kadar haşlanır ve suyu süzülür. Patlıcanlarımız doldurmaya hazır.)

İç malz:
20 adet kurutulmuş patlıcan için;

300 gr. kıyma
1 nescafe fincanı pirinç
1 tatlı kaşığından fazla salça
2 domates
1 büyük soğan
Bir tutam maydonoz
1 yemek kaşığı nar ekşisi
2 iri diş sarımsak
Tuz, kimyon, kekik

Tencerenin dibine döşemek için;
1 limon
1 büyük soğan

Yapılışı: Limon ve 1 soğan hariç diğer malzemeler karıştırılır. Domates küp küp doğranarak ilave edilir. Hazırlanmış patlıcanlar tepesinde 1 cm.boşluk olacak şekilde içleri doldurulur. Tencerenin dibine halka doğranmış limon ve soğan döşenir. Patlıcanların ağızları yukarı bakacak şekilde dizilir. Kaynar su ilave edilerek 30-40 dk. kadar pişmeye bırakılır. ( Kaynar suyun içerisine 1 çay kaşığı sumak da ilave edebilirsiniz. Benim evde kalmadığı için eklemedim) Afiyet olsun.
www.sedaningunlugu.com