30 Nisan 2008 Çarşamba

Merhabalar...

Bu sefer biraz fazla ara verdim ama merak edenlere de çok teşekkür ederim. Gerçekten insan böyle durumlarda duygulanıyor. Bu bir hafta biraz bahar temizliği diye perde, duvar giriştim. Mutfağımda da taze, mevsimi yeni gelmiş sebzeler yer alınca, bloguma da birşey ekleyemedim. İtiraf etmeliyim burası benim için gerçekten bir günlük gibi. Eksikliğini içimde yaşamışım. Bu yukarıda ki çilekler blogumu ziyaret eden herkes için... Tatlı yiyelim, tatlı sohbetler edelim :)



Aşağıda eklediğim tarif de, yine benim mutfağıma ilk defa giren, deniz börülceleri. Dün pazarda karşılaşınca sevgili Yasemin'in tarifi aklıma geldi. Merak ettiğim için denedim. Salata olarak değişik bir alternatif.

Yapılışı: 2 bağ börülce güzelce temizlenerek, bol suda yıkanır. Kaynar suya atılarak kaynatılır. Ben yaklaşık 10 dakika kadar haşladım. Diriliklerini kaybetmeden çıkarılır ve serin suya bırakılır. Sert kısımlarından tutarak sıyrılır, içinde ki kılçığı ayrılır. Sosu için, zeytinyağı, 2 diş sarımsak ve yarım limon karıştırılır. Börülcelere eklenir. Yanına yoğurt, börülcelerin üzerine de ceviz serpebilirsiniz. Afiyet olsun.

22 Nisan 2008 Salı

Bu biberler çok masum...


Evet biberlerim çok masum çünkü kendi suyunda piştiler. Kızartmadan yaptığım için, yaz sofralarımda sık sık yerini alıyorlar. Özellikle kahvaltılarda çok seviyorum. Serin serin ayrı lezzetli oluyorlar. Artık nasıl yaptığımı söylesem iyi ederim dimi :) 1 kilo kadar biberi temizleyip tencerenin içine alıyorum. Yarım çay bardağı kadar su ekleyerek, kısık ateşte kapağı kapalı olarak yumuşuyorlar. Üzerine tuz ve az zeytinyağı gezdirerek servis tabağına alıyorum. Ayrı bir tavada 7-8 domates ve 2-3 diş sarımsağı yine az sıvıyağında pişirdikten sonra, tuzunu ekleyerek biberlerin üzerine döşüyorum. Afiyet olsun.

16 Nisan 2008 Çarşamba

Çikolata Soslu, Kuru Meyve Parçacıklı Kek

Fotoğraflarım arasında tercih yapamadığım için hepsini sizlerle paylaşmak istedim.



Kuru meyve parçacıklı kekimi sürekli yapıyordum ama üzerine bu sefer çikolata sos gezdirdim. Gerçekten çok lezzetli oldu.



Tarifine gelince :)
Malzemeler:
3 yumurta
3 su bardağı un
1 su bardağı süt
Yarım su bardağı sıvıyağ
1,5 su bardağı tozşeker
1 limon kabuğu rendesi
Yarım su bardağı kadar kuru meyva parçaları (marketlerde hazır var)
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Üzerine dökmek için Dr.Oetker çikolata sos

Yapılışı: Yumurta, şeker güzelce çırpılır. Süt, sıvıyağ eklenir, en son un, kabartma tozu, vanilya, limon kabuğu rendesi eklenerek karıştırılır. Unlanmış olan kurutulmuş meyve parçalarıda eklenerek, yağlanmış unlanmış kek kalıbına boşaltılır. 180 derece ısıtılmış fırında 45 dakika kadar pişirilir. Diğer yandan Çikolata sos üzerindeki tarife göre pişirilerek, ılındırılır. Fırından çıkan kek 15 dakika dinlendirilerek, üzerine sos gezdirilir. Afiyet olsun.

11 Nisan 2008 Cuma

Soya kıymalı spagetti

Soya etinin protein açısından oldukça kuvvetli bir besin olduğunu biliyorum. Dolmalarda, makarnalarda kullanıyorum. Denemeyenler varsa fiyat açısından da etten çok daha ucuz. En azından alternatif olarak düşünebilirsiniz. Yapılması gereken sadece sıcak suya koyup 15 dakika şişmesini beklemek. Daha sonra sosa dahil edip aynı kıymalı iç hazırlar gibi pişiriyorsunuz. Ben yarım paket makarna için yarım su bardağı ıslattım. Domates, soğan ve sivri biberle tatlandırarak güzel bir sos elde ettim.
www.sedaningunlugu.com

7 Nisan 2008 Pazartesi

Hayalim konu olsun bugün...


Hani olur ya, Paranın geçmediği bir zamanda, istediğim ve özlemini çektiğim Ayvalık'ta, bahçeli bir evimiz olsa. Pencerelerimin yere kadar olduğu ve açtığımda direk çimenle buluşarak koşacağım bir ev. Heybetli bir ağacımız olsa, eşimle, oğlumla diktiğimiz ve büyüdüğünü gördüğümüz... Her dalında ayrı meyve aşıladığımız bir ağaç. Oğlum toprak ve çamurla iç içe olsa, benim küçüklüğümde yaptığım gibi, arkadaşlarını toplayıp çamurdan telsiz yapsa... Elleri, üzeri batsa ama doğayı tanısa... Hani olur ya denize sıfır olsa ve sahili olabildiğince uzun olsa. Bahçem olduğuna göre yumuşacık tüyleri olan bir köpeğimiz olsa ve kumsalda oğlumla oyunlar oynasa. Dedim ya doğayı ve hayvanları tanısa... Komşumun çiftliğini ziyaret ettiğimde, beni tanıyan ve üzerime doğru koşan minik bir kuzu olsa. Kucağımda dursa, başını okşasam... Arkamı döndüğümde oğlum komşunun tavuklarını kovalıyor olsa. Tabi tavuklar bunun bir oyun olduğunu anlasa... Akşam bastırsa ve koku olacak derdi olmadan, eşim ızgaranın başında olsa, Bahçemde uzun bir masam olsa... Ay bizi aydınlatsa ve bu güne kadar çok net göremediğim yıldızlar, hepsi bir anda ışıldasa... Elimde ve yüzümde parlasa...Sallanan salıncağımda uyusam...

4 Nisan 2008 Cuma

Bir porsiyon kadayıf


Evet uzun zamandır yapmak istiyordum kadayıf tatlısını. Pazarda da görünce cesaretlenip aldım. Denemeden öğrenemezsin dimi :) İlk yapmış olmama rağmen lezzetli bir tatlı oldu. Bu kadar basit ve bu kadar zaman harcamayan bir tatlıyı neden daha önce yapmadığımı düşünürken, bundan sonraki zamanlarımda, kim bilir hangi tariflerle burada olacağımı kim bilebilir ki dedim kendi kendime. Henüz ben bile bilemezken... Blogumu açmadan önce yaptığım ve şu an hiç birisini hatırlamadığım o kadar çok lezzet var ki. Eşimin tabiriyle "Yaptıklarını unutuyorsun, hatırlaman için biryerlere yaz" demesinden dolayı bu aleme girdim aslında. Mutfağımı çok seviyorum. Yemek pişirmesini ve yeni şeyler üretmesini de çok seviyorum. Blogum sayesinde hem ben yaptıklarımı not almış oluyorum, hem de sizlere belki hatırlatmış oluyorum. Bu yazımı üşemeden okuyan herkese teşekkür ederim :-)

Malzemeler:
250 gr. kadayıf
2 çorba kaşığı tereyağ
1 kase ceviz
Şerbeti için;
4 su bardağı su
2,5 su bardağı şeker
2-3 damla limon suyu

Yapılışı:
Kadayıflar tel tel ayrılarak 1 saat kadar kurutulur. Üzerine eritilmiş tereyağ dökülerek, güzelce yedirilir. Şerbeti için su ve şeker kaynatılır. Kaynadıktan 10 dakika kadar sonra limon suyu sıkılarak 1-2 dakika daha kaynatılarak ılınmaya bırakılır. Kadayıfları porsiyon şeklinde yapacaksanız küçük bir kasenin yarısına kadar kadayıf koyup üzerine bir miktar dövülmüş ceviz eklenip tekrar üzeri kadayıfla kapatılarak ters çevrilir. ( Şerbetlenince arada bir tepsiden alıp üzerine gezdirmeniz gerekiyor)Tepside yapacaksanız kadayıfın yarısını güzelce yağlanmış tepsiye döşeyerek ceviz serpilir. Diğer yarısı da üzerine güzelce döşenerek fırına verilir. Üzeri kızarana kadar 180 derece ısıtılmış fırında pişirilir. Fırından çıkarılıp ılındıktan sonra, ılık şerbet dökülerek üzerine kapak kapatılır. Afiyet olsun.